İSTANBUL (İGFA) – Türk kahvesi kültürü ve geleneği, 2013 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne dahil edildi. Ancak Türkiye’nin iklim yapısı, tropikal bir bitki olan kahvenin ticari olarak yetiştirilmesine uygun değil; fincandaki kahvenin neredeyse tamamı ithalat yoluyla sağlanıyor. İLKE Vakfı’nın Sosyal Veri platformu tarafından hazırlanan rapor, TÜİK, Birleşmiş Milletler Comtrade veri tabanı, Uluslararası Kahve Örgütü (ICO), Deutsche Bank, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Google Trends verilerini bir araya getirerek Türkiye’nin kahve ile olan ilişkisini hızla değiştiğini gözler önüne seriyor.
Kahve Yemen’den Değil Brezilya’dan Temin Ediliyor
Osmanlı döneminde “Yemen kahvesi” olarak bilinen ürün, 17. yüzyıldan itibaren artan talebe yanıt veremedi ve İstanbul’da sık sık kahve kıtlığı yaşandı. Uzak Doğu ve Latin Amerika’daki kolonilerde yetiştirilen “Frenk kahvesi” ise 18. yüzyılın ortalarından itibaren piyasada yer aldı ve daha uygun fiyatlı olması nedeniyle Yemen kahvesini neredeyse unutturmuş durumda. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre Yemen’in günümüzdeki üretimi, Türkiye’nin yıllık kahve ithalatının yalnızca altıda biri kadar.
Bu değişim, Türkiye’nin güncel kahve ticaretinde de açıkça görülmektedir. TÜİK verilerine göre Türkiye 2025 yılında 144.298 ton kahve ithal etti ve bunun için 1,17 milyar dolar ödendi. Aynı yıl içerisinde 29.525 ton kahve ihracatından 202,6 milyon dolar gelir elde edildi; ithalata ödenen miktar ihracat gelirinin yaklaşık altı katına denk geliyor. İthal edilen kahvenin %76,8’ini çiğ (yeşil) çekirdek oluşturuyor ve Brezilya tek başına toplam ithalatın %61,4’ünü, çiğ çekirdek ithalatının ise %78,1’ini karşılıyor. İhracatta en yüksek paya sahip ülke %21,7 ile Suriye; Suriye’ye gönderilen kahvenin yarısından fazlası çiğ çekirdek olduğundan bu ticaret büyük ölçüde yeniden ihracat niteliği taşıyor. Türk kahvesinin de dahil olduğu kavrulmuş kahve ise %36,8 ile ihracat gelirlerinde ilk sırada yer almakta olup bu ihracatın yaklaşık üçte biri Belarus’a gerçekleştirilmektedir.

Bir Kilo Kahve İçin Ödenen Fiyat Almanya ile Benzerlik Gösteriyor
Birleşmiş Milletler Comtrade verilerine göre Türkiye bir kilo çiğ kahve çekirdeğini ortalama 6,57 dolara satın alırken, bir kilo kavrulmuş kahveyi ise yaklaşık iki katına (12,76 dolar) alıyor. Çekirdeğin kavrulurken ağırlığının yaklaşık beşte birini kaybetmesi ve kavurma, paketleme ile taşıma masrafları nedeniyle kavrulmuş kahve daha pahalı hale geliyor. Karşılaştırılan ülkeler arasında kavrulmuş kahvede kilo başına en yüksek fiyatı 22,08 dolarla Avustralya öderken en düşük fiyat ise 8,71 dolarla Suudi Arabistan’dadır. Türkiye’nin ödediği fiyat Almanya ve Avusturya ile benzer seviyelerde kalmaktadır.
Toplam Tüketim İki Katına Çıkmasına Rağmen Kişi Başı Tüketim Düşük
ICO’nun 2025 yılına ait verilerine göre dünyanın en büyük kahve ithalatçısı ABD ve en büyük üreticisi Brezilya’dır; bu ülkeler aynı zamanda en fazla kahve tüketenler arasındadır. Kişi başına tüketimde Finlandiya yılda 9,58 kilogramla lider konumda; tüm ihtiyacını ithalatla karşılayan Danimarka, İsviçre ve İsveç de üst sıralarda yer alıyorlar. Türkiye’de yıllık kahve tüketimi 2015 yılında 1,1 milyon çuval iken 2025 yılında bu rakam 2,4 milyon çuvala (1 çuval = 60 kg) ulaştı. Ancak buna rağmen kişi başına tüketim yılda sadece 1,68 kilogramda kalmakta ve Türkiye karşılaştırılan 25 ülke arasında yalnızca Endonezya ve Çin’in önünde bulunmaktadır.
Bir Fincan Cappuccino İçin İstanbul’da Çalışma Süresi Uzun
Bülten ayrıca Deutsche Bank’ın Mapping the World’s Prices 2026 raporundaki cappuccino fiyatlarını ortalama net maaşlarla birlikte değerlendirerek ILO’nun çalışma saati verilerini inceliyor. Bu verilere göre fiyat tek başına yeterli bir gösterge değil. Cappuccinonun en pahalı olduğu Zürih’te (7,13 dolar) bir fincan için sadece 8 dakika çalışmak yeterli oluyorken İstanbul’da fiyat daha düşük (4,06 dolar) olmasına rağmen gereken çalışma süresi toplamda 38 dakikaya çıkıyor; maaş farkı fiyat farkından çok daha büyük olduğu için İstanbul’daki çalışanlar için cappuccino daha maliyetli hale geliyor. Cappuccinonun en ucuz olduğu Kahire’de ise bir fincan için yaklaşık 1 saat 40 dakika çalışmak gerekiyor.
Espresso Aramaları Türk Kahvesini Geride Bıraktı
Google Trends verilerine göre Türkiye’de Türk kahvesine yönelik aramalar arasında hızla bir artış gözlemlendi; bu artış özellikle 2010’dan itibaren devam etti ancak sonraki yıllarda yüksek seviyesini korudu. Espresso ve latte aramaları ise özellikle 2022’den itibaren yükselişe geçti; Eylül 2026’da espresso aramaları (80 puan) Türk kahvesini (77 puan) geride bıraktı. Türk kahvesine dair ilginin yoğun olduğu ülkeler arasında Suudi Arabistan (60), Kuveyt (50) ve İran (41) gibi Körfez ülkeleri öne çıkıyor.